Kivinin Üretim Teknikleri

Kivi, çoğaltılması kolay olan meyve türlerinden biridir. Tohumla çoğaltılabildiği gibi aşı, çelik ve doku kültürü yöntemleri ile çoğaltılabilmektedir.

TOHUMDAN ÜRETİM

Tohumla çoğaltım, anaç üretiminde ve ıslah çalışmalarında kullanılmaktadır. Bir kivi meyvesinde ortalama 1000 adet tohum bulunmaktadır. Tohumları çok küçüktür. Ortalama 1000 dane ağırlığı  1 gr'dır.



Tohumlar, olgun ve sağlıklı meyvelerden elde edilir. Bunun için meyve kabukları soyulduktan sonra blender yardımıyla meyveler parçalanarak pulp haline getirilir. Pulp ince gözlü  elekten süzdürülerek elde edilir. Tohumlar serin bir yerde kurutulduktan  15-20 gün  +3-4 oC  bekletildikten sonra ekim yapılmalıdır.

Tohum ekiminde çimlenme ortamı olarak kullanılan meteryalin hafif ve ince olması gerekir. Ortam hazırlanırken özellikle torf + yanmış ahır güb.veya tavuk gübresi , veya perlit + dere kumu + bahçe toprağı + Yanmış elenmiş ahır gübresinden oluşan ortamlara dikilmektedir. Tohumların üzeri hafifçe  harç toprağı ile örtülür.

Tohumların çimlenmesi için asgari 21oC toprak sıcaklığı ve neme  özen gösterilmelidir. Yaklaşık olarak tohum ekiminden  20-30 gün sonra  çimlenirler. Çöğürler  iki yapraklı ve tutulabilir büyüklüğe(5cm) ulaşınca çapları 6-10 cm olan plastik torbalara şaşırtılır ve bu plastik poşetlerde gelişimini tamamladıktan sonra  aşılanmak üzere fidanlıklara şaşırtılır.

 

 

AŞI İLE ÇOĞALTMA

Aşıyla çoğaltmada, tohumdan üretilen çöğürler anaç olarak kullanılmaktadır.

Aşı ile çoğaltım sayesinde nitelikleri iyi olan ve kök yapısı iyi gelişmiş kaliteli fidanlar elde edilmesi mümkün olmaktadır.


Kivilerde kök yapısının kuvvetli olması özel bir önem taşır. Çünkü kivilerdeki yaprak alanı diğer meyve türlerine göre oldukça büyüktür. Bitki su dengesini koruyabilmesi için köklerin iyi gelişmesi gerekmektedir.


Kivilerde sürgün ve durgun aşılar rahatlıkla yapılabilmektedir. Sürgün aşılar yapılırken aşı kalemlerinin bitkiye su yürümeden 1 yıllık odunlaşmış sürgünlerden uyanma olmadan önce alınarak muhafaza edilmelidir.

Kalemlerin saklanması nemli samanlı kağıda sarıldıktan sonra hava almayacak şekilde plastik torbalara konulur ve daha sonra soğuk hava deposunda, buzdolabının sebzelik kısmında veya serin bir yerde toprağa gömmek suretiyle muhafaza altına alınır.

Göz aşılarından, T, ters T ve yongalı göz aşıları; kalem aşılarından ise yarma, kakma, dilcikli, dilciksiz ve kabuk aşıları rahatlıkla uygulanabilmektedir.


Sürgün göz aşısı yongalı aşı Nisan ayında başlanabilir.

T aşısı  Mayısta, uygun olmaktadır.

Kalem aşıları ise su yürüme başlangıcı Şubatın ikinci yarısından Mart başına kadar yapılmalıdır.


Durgun göz aşıları ise Temmuz sonu-Ağustos başında yapılmalıdır. Durgun aşılarda aşı kalemleri direk bahçeden bir yıllık sürgünlerden alınmalıdır.

 

 

 

 

 

 

GÖZ AŞILARI

Göz aşılarının yapılacağı en uygun vakit, sabahın erken saatleri ve saat 15’den sonrasıdır. Fazla sıcakta ve yağmur altında aşı yapılmaz. Göz aşısına başlamadan birkaç gün önce aşı  yapılacak fidanların bulunduğu ortamdaki yabancı otlar ve aşı fidanlarının gövdesinden çıkan sürgünler temizlenir, tek bir gövde haline getirilir ve gövdenin dik durması için destek sistemine alınır. Fazla uzamış olan asılanacak fidanların tepe sürgünleri alınır. Bundan sonra toprak yüzeyinden 7-10 cm yukardan ası çakısının ucuyla, odun kısmı zedelenmeden anacın kabuğu T şeklinde kesilir.


T’nin ilk olarak üst ve bundan sonra da orta çizgisi kesilmelidir. Kesik kısmın iki kenarındaki kabuk, ası çakısının tırnağı ile yerinden kaldırılır. Böylece anaç hazırlanmış olur. Bundan sonra ası kaleminden uygun bir şekilde ası gözü hafif odunlu olarak çıkarılır, bu şekilde çıkarılmış olan göz, yine bıçaktaki tırnağın yardımı ile anacın kesilen kısmına yukardan aşağı doğru sürülerek yerleştirilir ve ası bağı ile sarılır. Ası bağı ile bağlamaya yukarı taraftan başlanmalı ve göz serbest bırakıldıktan sonra alt tarafa geçilerek bu kısmı da iyice sarıldıktan sonra düğüm atılmalıdır.

Göz asıların tutup tutmadığı 15-20 gün sonra belli olur. Tutan asılarda takılan gözün altındaki yaprak sapı kendiliğinden düser ve gözün takıldığı kısımda hafif bir kabarıklık hasıl olur.

Eğer yaprak sapı kurumuş kalmış, gözün çevresinde buruşmuş ve kararmış ise ası tutmamıştır. Bu takdirde ası evvelki yerin altından veya üstünden yenilenir.

 

 

 

 

KALEM AŞILARI

Kalem aşıları odunlaşmış aşı kaleminin anaç olarak kullanılacak bitkiye uygun zamanda  ve uygun şekilde birleştirilmesidir. Bunun için yaprak dökümünden ve ilk soğuklar geçtikten sonra aşı kalemleri alınır. Aşı kalemleri alınacak  bitkiler hastalıksız,iyi gelişen ve iyi ürün veren bitkiler olmalıdır. Alınan bu aşı kalemleri  O- 4C'de aşı zamanına kadar muhafaza edilir.

Kalem aşıları için en uygun zaman yöreye göre değişmekle birlikte Şubat-Mart aylarıdır. Çünkü bu aylarda henüz bitkiye  ağlama  öz su akışı  başlamamıştır. Kalem aşıları ilkbaharda bitkiye su yürümeden önce yapılır.  Aşılamada başarı oranı % 95' in üzerindedir. Bitkiye su yürüdükten sonra yapılacak aşılarda başarı oranı düşer. Anaçtan gelen öz su kalemle anaç dokuları arasına girerek sıkı şekilde temas etmelerini önler. Bunun içindeki özsu akışının durması beklenir. ve durduktan sonra aşılama yapılır, veya kalemler damızlık ağaçtan aşı günü kesilir. Kivilerin çoğaltılmasında en yaygın olarak  kullanılan aşılar  yarma aşı, kakma aşı, dilcikli  aşı.

KAKMA AŞI

Aşılanacak materyalin çapı aşı kaleminden fazla olduğu zaman uygulanır. Bunun için  Anaç olacak ağaç dipten 15-20 cm yukardan azıcık eğimli olarak testere ile kesilir.

Tepede V harfine benzer  2-2.5 cm  uzunlukta  dış üst genişliği 4-5 mm  inçe bir oyuk açılır.

Kalemde bu oyuğa uyacak şekilde hazırlanır ve anaçla kalemin kabukları tam olarak çakışmalıdır, daha sonra aşı bağı  ile bağlanır. Kesik yerlere ve bağların üzerine aşı macunu sürülür.


DİLCİKLİ AŞI

Yaklaşık eşit kalınlıktaki anaç ve kalemin aşılanmasında uygulanan bir kalem aşısı yöntemidir.

Anaç ve kalem 45 C eğimle kesilir. Her ikisinin uç kısmından aşı bıçağı ile 1-1.5 cm derinliğinde bir kesik açılır sonra diller iç içe gelecek şekilde kalemle anaç yerleştirilir. Anaçla kalemin kabukları birbirine çakışacak şekilde yanaştırılır ve bağlanır. Kesik yerlere ve aşı bağı üzerine macun sürülür.

YARMA AŞI

Çapı en çok 5 cm olan gövde ve dallara yapılır. Aşılanacak anacın gövdesi yerden 30-50 cm yüksekten testere ile yatay olarak kesilir.

Yarma aşı üzerinde iki göz bulunan ve uzunluğu 10-15 cm olan kalemler kullanılır.

Kalemlerin anaçla aynı kalınlıkta olması tercih edilir. Bu amaçla önce anaç ortadan bir kesici yardımı ile yarılır.


Kalem bu yarılan yere  karşılıklı kabuk kısımlarının temas edecek şekilde yerleştirilir ve yara yüzeyinin kurumasın önlemek için bu kısımlara macun sürülür; daha sonra aşı bağı ile sıkıca bağlanarak yağmur suyu böcek girecek yer bırakılmaz  anacın kalemi sıkması sağlanır.

ÇELİKLE ÜRETİM

Kivi aşıyla çoğaltıldığı gibi çelikle de çoğaltılabilir.Çelikler alınma zamanına göre Yeşil çelik, yarı odunsu çelik ve odun çeliği adlarını alırlar.

YEŞİL ÇELİKLER :

Yeşil çelikler yaz başlangıcında  Mayıs ve Haziran aylarında alınırlar. Çeliklerin kalınlığı 4-10 mm boyları 1O - 20 cm ve 2-3 boğumlu alınırlar.

Çeliğin üst kısmı gözün 1.5 -2 cm yukarısından Alt kısmı boğumun hemen altından(45o çapraz olarak kesilir En üst yaprağın dışındaki bütün yapraklar çıkarılır,  bu yaprak yarım kesilir.

Yeşil çeliklerde su kaybını önlemek için mistleme(yaprakları nemlendirme)  zorunludur. Ayrıca taze ve duyarlı oluşları nedeni ile özellikle mantari hastalıklara ve olumsuz şartlara dayanıksızdır.

YARI ODUNSU ÇELİKLER :

Yarı odunsu çelikler aynı yıl süren tam olarak odunlaşmamış sürgünlerden Temmuz Ağustos aylarında alınır.


Uzunlukları 15-25 cm kalınlıkları 7-12 mm  2-3 boğum olmalıdır.


Alınan  çelikler hemen en üst gözün üstünden 1.5 cm ve alt gözün hemen altından 45 C çapraz gelecek şekilde kesilir ve üst yaprağının  yarısı bırakılır,  diğerleri dipten çıkartılır.


Yeşil çeliklerde olduğu gibi su kaybını önlemek için mistleme(yaprakları nemlendirme)  zorunludur.


ODUN ÇELİKLERİ :


Bir yılık  iyi odunlaşmış hastalıksız,düzgün  sürgünlerden alınmalıdır. Alınma zamanı olarak bitkinin yaprağını döktükten sonra  şubatın ilk haftalarına kadar olan süre içerisindedir. Boyları 10-25 cm arasında en az 2 gözlü kalınlıkları 7-12 mm civarındadır.

(Resimlerin üzerine tıklayınız)

BAHÇE TESİSİ

Çok yıllık bitkilerde başlangıçta yapılacak hatanın giderilmesi zaman ve emek alır. Bu yüzden başlangıçta her şeyi ayrıntılı olarak düşünmek ve hazırlıkları ona göre yapmak gerekir.

-Yer seçimi,
-oprak yapısı, 
-fidan seçimi,  
-dikim aralık ve mesafeleri
-tozlayıcı bitki oranı,
-dikim planı ,
-destek sistemi unsurları,
-rüzgar kıran tesisi,
-sulama suyu ve tesisi  oluşturmaktadır.


YER SEÇİMİ

Önce kivi fidanlarının dikimi yapılacak olan  toprağın  kivi bitkisi için uygun özellikte olmalı aksi takdirde iyi bir sonuç almak mümkün değildir. Çünkü bitkinin kök yapısı olumsuz şartlara karşı aşırı duyarlılık göstermekte ve bitki gelişmesi sekteye uğramaktadır.

Yine fidanların dikileceği yer arazi yapısı uygunsa güney yönlü ve sıraların yönü kuzey güney istikametinde olmalı  ve dikimi yapılan yerin taban su seviyesi yüksek olmamalıdır.


Fidan dikimi ilkbahar ve sonbaharda yapılmalıdır. Eğer fidanlar tüp içerisinde ise  özellikle dikimden sonra sulaması takip edildikten sonra yaz aylarında da yapılır.

Kivi fidanlarının dikileceği fidan çukurları en az 45-50 cm derinliğinde ve çapında  olmalıdır.

Açılan kuyulardan çıkan toprakla hayvan gübresi karıştırılır tekrar fidan çukurlarına konulmalıdır.

Erken verime yatmaları ve sağlıklı bir gelişme için  2 yaşlı sağlıklı fidanlar dikilmelidir.

Fidan dikimi yapılırken Aşı yeri veya sürgün yeri toprak altında kalmamalı toprak üzerinde olmalıdır.


Tüplü (torbalı)fidanlar tüpten ayrılarak dikilmeli ve can suyu  verilmelidir.

Dikilen fidanların sağlıklı gelişebilmesi için 3-4 günde bir yağışsız havalarda sulanmalıdır.

Sürgünün dik büyümesi ve düzgün bir gelişme gösterebilmesi için 3-4 cm çapında 2.0 M uzunluğunda destek (herek) verilmelidir.

Ana gövdeyi oluşturacak olan sürgünde  yaklaşık 1.80-2M düz bir şekilde büyüme sağlandığında tepesi kesilerek alt taraf dan çıkan yan sürgünlerden iki tanesi sağa ve sola büyütülmek üzere bırakılır ve  taçlandırma yapılır.

DİKİM PLANI

Kivi bitkisi iki evcikli (erkek-dişi)dir.

Erkek bitkiler  tozlayıcı  durumda olup bahçe tesisinde 7 veya 8 dişi için 1 erkek dikilmelidir.

Tozlanma olayında rüzgar çok fazla bir role sahip değildir, büyük oranda tozlaşma arılarla olmaktadır.

Kivi meyvelerinin çiçekleri nektar üretmezler ancak arılar için polen kaynağıdır.Güneşli havalarda arıların çalışması daha yoğun şekildedir.

Arı kovanlarının kivi bahçesine konulacağı en uygun zaman dişi çiçeklerin % 10'  unun açtığı zamandır.


Dönüme iki arı kovanı yerleştirmek iyi bir döllenme ve meyve kalitesi ve verimi için zorunludur.

Dikim planında erkek bitkilerin yeri tespit edilirken özellikle dişi bitkileri en iyi şekilde tozlayabilecek yerlere konulmalıdır. Yandaki dikim planında olduğu gibi.

DESTEK SİSTEMLERİ

Kivi bitkisi kuvvetli gelişme gücüne sahip çalı görünümlü bitkilerdir.

Normal gelişme ve büyüme sağlayabilmeleri için desteğe ihtiyacı vardır. Kivi bitkisi gövdeleri kendi ağırlığını taşıyamaz. Doğal gelişme ortamlarında ağaçlara sarılarak destek alırlar.

Meyve verimi 1 yaşlı çubukların gözlerinde  olduğundan bunların bitkide yeter sayıda ve uygun yerde bulunmalarını sağlayacak budama ve destek sistemine ihtiyaç gösterir.

Bitkinin ağırlığını taşıyan,  destekleyen direkler , teller  ve herekler destek sistemini oluştururlar.

T Sistemi

-Dünyada en çok kullanılan sistemdir.

-Özellikle  arazi yapısının meyilli olduğu yerlerde T sistemi uygundur.

-T sistemi meyilli arazilerde setlendirmek (teraslamak) sureti ile yapılmalıdır.

-Bu sistemde dikim aralık ve mesafeleri ekolojik şartlara göre değişmekle birlikte uygulanan sıra arası 4 m sıra üzeri 5 m dir.


T sistemi Avantajları

Tesisi kurmak daha kolay ve ucuzdur.

-Budama yapılması daha kolaydır

-Daha az yoğunlukta iş gücü ister

-Arı girişi daha kolaydır.

-Mantari hastalıkların bulaşması daha az  olur.


Çardak Sistemi (Pergola) Sistemi

  • Bu terbiye sistemi düz olan arazilerde uygulanmaktadır.
  • Bu sistemde  Sıra arası 5 m sıra üzeri 4 m olmalıdır.
  • Direklerin toprak üstünde kalan boyu 2 M olmalıdır.
  • Direkler üzerinden dik olarak dört yana taşıyıcı teller en az 6-8 mm çapında gayet düzgün, esnemeye meydan vermeyecek şekilde çekilir.
  • Ara teller ürün çubuklarını  bağlayacak şekilde  50-70 cm aralıklarla geçirilmesi gerekir.

Çardak Sisteminin avantajları

  • Rüzgarın verdiği zararlar daha az risk taşır.
  • Yabancı ot daha az gelişir.
  • Meyve yanığı daha az olur

BUDAMA

Kivi  bitkisi kuvvetli büyüme ve gelişme göstermesi nedeni ile düzenli budamaya ihtiyaç gösterir. Budama üç şekilde uygulanır: şekil budaması,  kış budaması, yaz budaması.

Şekil Budaması

Bu budama şekli yeni dikilmiş ve aşılanmış genç bitkilerin düzgün ve dik büyüyen bir gövde ile, taçlandırmanın şekillendirilmesidir.

Dikimi yapılan fidan birinci yıl sadece sarılmadan, düzgün, dik bir gövde oluşturması sağlanır; o yıl sonunda  gövde yüksekliği istenilen taçlandırma seviyesine (1.80-2 m) ulaşmışsa sürgün tepesi kesilerek hemen altından sürecek olan gözlerden kolların uygun bir şekilde oluşması sağlanır.


İkinci yıl kolları oluşturacak sürgünlerin iyi bir şekilde takip edilerek yıl sonunda istenilen uzunlukta (1.5-2 m)kesilir. Bu zaman aralığında gövdeden çıkan sürgünler koparılır.


Daha sonraki yıllarda oluşan bu yan kollardan  ürün çubukları dengeli bir şekilde bırakılır.

Kivi  bitkisi kuvvetli büyüme ve gelişme göstermesi nedeni ile düzenli budamaya ihtiyaç gösterir. Budama üç şekilde uygulanır.


Kış Budaması (Ürün Budaması)

Kış budaması bitkinin aktif olmayan dönem olarak adlandırılan  uyku döneminde yapılmalıdır.Bu dönem dışında yapılacak budamalardan bitki olumsuz yönde etkilenir. Özellikle su yürüme zamanına yakın dönemlerde yapılan budamalarda,  budama yarasını kapanmadığından öz su akışı fazla olmakta, bitki güç kaybetmekte ve çeşitli hastalıklara (Mantar,böcek) sebep olmaktadır.

Kış budamasındaki amaç uygun nitelikteki meyve çubuklarını yeterli sayıda (bitki fizyolojik dengesini bozmayacak şekilde) sürgünün dib kısmındaki gözlerin belirginleştiği gözden itibaren en az 10 göz 1 m, genel olarak 1,5 m, 15 göz üzerinden sürgününün inceldiği noktadan kesmektir.

Bırakılan bu  ürün çubuklarından sürecek olan sürgün ve yapraklara rahat bir  gelişme ortamı sağlanır.Bunun yanında verimden düşmüş olan kütükler (2-3 yıllık dal) uygun şekilde yenilenmelidir.

Yaz Budaması

Genel bir kaide olarak yaz budamasındaki amaç kivi bitkisinde  kökler, yapraklar ve meyve arasında fizyolojik dengeyi oluşturmaktır. Yaz budaması bu dengenin sağlanmasını için yapılmalıdır. Bu amaçla  öncelikle aşırı gelişme gösteren obur ve sık sürgünler,  sürgün uçlarındaki sarılmalar ortadan kaldırılarak bitkinin iyi bir şekilde havalanmasını, güneşlenmesini ve gelişmesini, sağlamaktır. Daha sonraki aşamalarda üçlü çiçek tomurcuklarını, standart dışı (yapışık, ikiz,üçüz, yamuk)meyveler seyreltilmelidir.

SULAMA

Kivi bitkisi fazla suya ihtiyaç gösteren bir türdür. Kivinin toprak altı organlarını hacim ve ağırlık olarak toprak üstü organlarına göre zayıftır. Kivinin Özellikle yaprak alanının  geniş olması yazın güneşli sıcak havalarda transprasyon (yapraklardan suyun buharlaşması) oranını arttırmaktadır. Bu sebeple yapraklardan kaybedilen su karşılanmaz ise yapraklardaki basınç (turgor basıncı) azalmakta,  yaprak dik duramamakta ve kendini bırakmaktadır.


Sonuçta yaprakların fotosentez faaliyeti azalır,yapraklar kıvrılır sertleşir ve kenarlarda kurumalar başlar. Özellikle genç bitkiler kuraklığa daha dayanıksızdır.

Meyveler küçük kalır, sürgünler yeterli uzunluğa ulaşmaz,Bitkinin normal gelişimi sekteye uğrar, odunlaşma erken başlar. Bu nedenle kivi bahçesi tesis edilirken sulama sistemi de kurulmalıdır. En uygun sulama sistemi 1-3 yaş arası damlama, 4 yaştan itibaren yağmurlama  sistemidir.

GÜBRELEME

Genel bir kaide olarak bir bitkinin gübre ihtiyacı tespit edilirken yaprak ve toprak analizine bakılır.

Kivi bitkisine verilecek gübre miktarı yapılan araştırma sonuçlarına göre tespit edilmelidir.


Toprak yapısı ve derinliği uygun olduğu takdirde kökler yanlara ve derinlere dağılır.


Bol saçak kök yaptığı içinde toprağı sömürme gücü fazladır. Gübrelemede esas bitkinin topraktan aldığı bütün elementleri  en az  alındığı miktar  ve alınabilir formda olmak üzere toprağa geri vermektir.

Kivi bitkisinde hızlı vejatatif  ve genaratif  gelişmeye bağlı olarak besin maddelerine her yıl artan miktarlarda ihtiyaç gösterir. Verilecek olan gübre miktarı ve zamanı önemlidir. Organik gübre (hayvan gübresi,yeşil gübre) Şubat-Mart dönemi kivinin taç iz düşümüne göre en az 1m2'lik alana verilmelidir. Verim çağında olan kivi bitkisi için ortalama yanmış sığır gübresi 15-20 kg  tavuk gübresi için 10 kg yeterlidir. Kimyasal(Suni) gübreler verilirken,  yine bitkinin yaşı ve taçlanma iz düşümüne göre verilmelidir.  Azotlu gübrelerin hepsi bir defada verilmemelidir. Suda çabuk hidroliz olmaları ve yıkanmaya duyarlı oluşları nedeni ile özellikle bölgemizde yağışlı bir iklime sahip olduğundan 1/3 mart  1/3 mayıs 1/3 haziran ayında verilmelidir. Fosforlu ve potaslı gübreler suda zor erimeleri ve tutulmaları nedeni ile kasım-aralık ayında verilmelidir.


Dikimden sonra  İlk üç yıl genç fidelere  uygulanacak olan  gübre miktarı üçe bölünmek üzere 1/3 Mart,   1/3 Mayıs,     1/3 Haziran ayında verilmelidir. Gübre verilirken en az 1m2  lik alana yayılmalıdır.

Tam verim çağında olan bir kivi bitkisi  için  500 gr saf azot karşılığı, azotlu gübrelerden üre için 1kğ,  Amonyum nitrat için 1.5 kğ olmak üzere üçe bölünerek 1/3 Mart,   1/3 mayıs,     1/3 haziran, ayında verilmelidir. Fosforlu ve potasyumlu gübreler bir defada  sonbaharda verilmek üzere  200 gr P2 O5   300 gr K2O  verilmelidir

VERİM

Doğal olarak bitkinin verimi, iklim, bakım (budama,sulama,gübreleme,çapalama), tozlaşma (döllenme) ile yakından alakalıdır. Bu faktörlerden iklim doğrudan verimi etkileyen en önlemli faktördür.Özellikle kış dinlenme döneminde gözlerin soğuklanma ihtiyacı yetersiz kalınca verimli gözlerin uyanması azalmakta ve meyve verimi düşmektedir.Verimde etkili olan diğer faktörler meyve kalitesi için gereklidir. Kivi bitkisi dikimden üç yıl sonra çiçeklenmeye başlar  meyve verir.Yaş ilerledikçe verim artışı devam eder. Tam verime 7-8 yaşında ulaşır.

Yukarıda belirtilen meyve miktarında bir çubukta asgari 10 göz olduğu hesap edilerek alınmıştır ve bu gözlerden % 50'nin  uyanıp sürdüğü kabul edilmiş  olup, her süren gözden oluşan ürün çubuklarından ise ortalama 4 adet meyve vereceği , bu meyvelerin ortalama ağırlığı 100 gr olarak hesap edilmiştir.